Köyümüzün Buluşma Noktası!...
       • Ayın Konuğu ve Yazısı (Yrd. Doç. Dr. Hüseyin BAYDEMİR)

         BİR ZAMANLAR SÖZÜ BİZ SÖYLERDİK…

Bir gün gazeteye baktığımda Karabağ’da kanlı işgali okudum. Suşa’da katledilen Azeri kardeşimin feryadıyla uykularım kaçtı. Kızılordu tankları altında diri diri ezilen Azeri kardeşimin “Müstakillik!” diye feryat edişini duydum. Televizyonu açtım, Bosna’da camilere bomba yağıyordu… Mostar Köprüsü’ne düşen şarapnel yüreğimde patladı. Çocuğunu Bulgaristan’dan çıkaramadan sürülen ananın evlat acısı köz gibi işledi kalbime. Başka kanala geçtim, Irak’ta yağmur yerine kurşun yağıyordu masum insanların üzerine. Öbür kanalda, Doğu Türkistan Bayrağı dalgalanıyordu. Keşke o bayrak olması gereken yerde, Doğu Türkistan’da dalgalansaydı; keşke bir hiç uğruna insanlar kurşuna dizilmeseydi. Keşke ZALİM Çin, şehidime sıktığı kurşunun parasını babasından isteyecek kadar küstah olmasaydı… diye düşündüm. Başka televizyonlar, başka radyolar, Cezayir’de dökülen kandan, Afrika’daki kıyımlardan, Afganistan’da sömürülen fakirden, Türk dünyasındaki misyonerden bahsediyordu. Bilgisayarda, fosfor bombalarıyla öldürülen Filistinli yavrucakların kefen gibi yüzlerinin şafkı yansıyordu karanlığa… Hepsini kapadım, büyüklerime kulak verdim. Kurtuluşun acısını hatırlattılar; ermenilerin duvarlara çiviledikleri kadınları anlattılar. Moralim düzelir diye kitaplara döndüm. Bir kitapta Stalin’in ZULMÜnü okudum… Türk aydınına “Ya kurşun ya Sibirya” diyordu. Türk aydını “YA ÖZGÜRLÜK YA KURŞUN!” diye HAYKIRIYORDU… Bir tirene, anası-babası, öbür tirene çocukları bindirilen, ayrı ayrı yerlere gönderilen; bir daha evlatlarından haber alamayan Ahıskalıların gözyaşları ıslattı kitabımın başka bir sayfasını. Başka kitaplar okudum, Mısır’da krizol havuzlarına doldurulup gözleri kör edildikten sonra şehit edilen on beş bin vatan evladının şahadet yeminini duydum, ingilize lanet okudum. Başka kitaplar, başka başka acılar okudum…

Bir milletin, bir ümmetin kaderi bu muydu? Başka kitaplar olmalıydı; güzeli, güzelliği anlatan bir şeyler olmalıydı. Okumaya devam ettim. Baktım ki, Filistinli anaları ağlatan yahudiye biz kucak açmışız. Baktım ki, bugünkü mağrur fransıza kapitülasyon hakkı vermiş; çocuk gibi sevmiş, başını okşamışız. Baktım ki, en zor anlarında almanlar bizi yanlarında bulunca derin nefes almışlar. Tozlu kitabımın sayfalarında, İstanbul’da çiçeklerle karşılanan genç bir Sultan’ı gördüm. İnancına hakaret eden bir oyunun Avrupa’da sahnelendiğini duyan hükümdarın “Tiz ola o oyun sahneden kaldırıla” diyerek gazaba geldiğini; o günden sonra orada o kepazeliğin oynanmadığını bildim. Daha eskileri okudum, rahmet yağmurları gibi adalet dağıtan Selçukludan, Abbasi’den,  Gazneli'den… haber aldım. Altı yüz sene önce kendi rasathanesinde bir yılın uzunluğunu sadece dört saniyelik yanılgıyla tespit eden Uluğbey’e hayran kaldım. Hele Birûnî’yi okurken “Olamaz böyle bir şey diyordum” hayretle.

Okudukça anladım ki, bir zamanlar çok farklıymış. Bir zamanlar kurt ile kuzu yan yana dolaşır; kurdun ayağına diken batsa kuzu yardımına koşarmış. Ormanın adil bir aslanı varmış, çakallara söz düşmezmiş.

Elhasıl anladım ki, bir zamanlar söylenecek bir söz varsa ben söylermişim, biz söylermişiz. Diğerleri papağan gibi tekrar edermiş.

Aslın da o yaldızlı günlerin çok uzaklarda olmadığını da biliyorum. Yeter ki şu ölü toprağını üzerimizden atalım, dürüst olalım, tüyü bitmemiş yetimin hakkını gözetelim, birlik olalım, çalışalım, ter dökelim… Yeter ki okuyalım, bilelim. Hepsinden öte, yarının bizim olacağına inanalım… Ümidimizi yitirecek kadar kötü durumda değiliz. ÖYLEYSE YARINLAR BİZİM!...

Sizi, Necip Fazıl’ın ümit dolu dünyasına emanet ediyorum:

“Mehmed'im sevinin başlar yüksekte;

Ölsek de sevinin, eve dönsek de.

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte...

                   …

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.

Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir.”

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin BAYDEMİR

Erzurum - Atatürk Üniversitesi

Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

"Bir Şuledir Nazenin Vaveylası Huzurum ; Hançer Barında Kanım Sana Aktı ERZURUM"                           | 2005 © Tüm Hakları Saklıdır. | AA Web Çözümleri |