Köyümüzün Buluşma Noktası!...

        Yöremize Özgü Fıkralar

 

  BELE YAPMAYIN

    Erzurumlu ölünce sorgu sual melekleri onu alıp cennetle cehennemin kapısının önüne götürürler. Dadaşım bakar ki bir kapının önünde yüzlerce insan var, diğeri bomboş. Sıradakilere neyi bekliyorsunuz, diye sorar. Onlardan biri de biz cennete girmek için sıra bekliyoruz, der. Bunun üzerine o kimsenin olmadığı cehennemin kapısına yönelir.

    Daha içeri girer girmez zebaniler buna topuzlarla vurmaya başlarlar, soğuk sulara sokup çıkarırlar.  Erzurumlu biraz nefes alınca zebanilere çatar;

     -Ağa embele yapmayın, ne olir çi.

     -Biraz insafli olun.

     -Bak embele yapirsız, heç kimse amburiya gelmek istemir.

 

  BEN ZİFTLENDİM

     Gullebi Turan demirciler çarşısında dolaşırken, ustalardan biri bir depo gösterir:

     -Ola Gullebi, bu depoyu al götür falan yerde ziftlet. Ahan sene 200 lira, kaç para tutarsa oradan ödersin, der.

      Gullebi Turan depoyu sırtlanıp doğruca söylenen yere götürür. Aradan iki-üç saat geçer. Gullebi artan parayla içki alır, kafayı bulur. Depoyu getirir ustaya verir.

      Usta ziftlenmiş depoyu alır ve kaç para verdiğini sorar.  

      Turan da 100 lira verdiğini söyler.Bunun üzerine:

      -Ola paranın üstüni ne ettin, diyince Turan hemen cevabı yapıştırır:

      -Ağabeyi oni da ben ziftlendim.

 

  HEÇ ÇİMEMEDİM

     Hamamdan çıkan iki kadından biri, hamamın önünde arkadaşlarını beklerken kendi kendine konuşuyor:

     -Verdiğim para heram it ganı ola, canlarına takıla, ekşi pestile nasip ola. Sular ele soyuhti ki heç töreli çimemedim.

   Dışarıda hamamın kapısı önünde bir iskemlede oturan hamamcı,kadının bu sözlerini duyunca yanına yaklaşır:

     -Sular soyuh olsaydı bacım yanakların heç bele kıpkırmızı olur miydi.

 

  DALIM ÜŞİR

     Erzurumlunun biri cehenneme düşmüş. Orta yerde cayır cayır yanmakta,ama bundan hiç şikayetçi değildir.

    Erzurum kışını yemiş kemiklerin yeni ısınmaya başladığını düşünür. O arada yeni gelenlerle birlikte cehennemin kapısı bir açılıp bir kapanmaktadır.

    Tabi bu durum içerisinin soğumasına neden olunca, Erzurumlu şikayet etmeye başlar:

    -Ağa ne olir ki. Gapıyı mökkem gapadın da, daha dalımız yeni ıssındi.

 

  DUT SATİRAM DUT

    Adamın biri eşeğine yüklediği bir sepet dutu; tenekesi 5 Lira diyerek yüksek sesle satmaya çalışıyormuş. Bir delikanlı adama sokulmuş, kulağına eğilerek :

   -Kilosu kaça; diye sorunca, adam son derece kızgın:

   -Niye baba ele eğilip kulağıma fısıldırsançi?

   -Hoç eskeriye mavzeri satmiram, dut satiram dut, demiş.

 

  HAYVANIN İŞİ 

     Erzurum da yaşlı bir dede yoldan geçmekte olan tam donanımlı bir avcıyla karşılaşır ve onunla bir sohbete dalar.

     -Ola oğul ambu tüfeğinen neydirsen?

     Avcı bu meraklı ihtiyara cevap verir:

     -Dede gurt,guş,tilki,tavşan ne rastlarsa çekir vuriram.

     Dede safça:

     -Çekir vurirsaan hee?Peçi  oğul ambu it neye yarir?

     Avcı cevap verir:

     -Av yaralanır,uzah yere düşerse oni dutir ,getirir

     Dede büyük bir hayretle:

     -Dutir getirir heee?Peki oğul bu gancaynan ne yapirsan?

     -Dede hayvan deliğe girdimi bununla ganca atarak çekir çığardiram

     -Çekir çıkardirsan heee?

     Dede avcının torbasındaki tezeği görür?

     -Peçi oğul bu tezeginen neydirsen böyle?

     -Dede hayvan deliğe girdimi tezeği duman verirem.Hayvan dumandan boğulmamak için dişarı çıkır bende vuriram.

     Dede garip bir hayvanın böylesine teşkilatlı ve insafsız bir insan elinden kurtulamayacağını düşünerek avcıya acı bir tebessümle baktıktan sonra:

     -Ola oğul desene, o hayvanın işi Allah'a galmiş!…

 

"Bir Şuledir Nazenin Vaveylası Huzurum ; Hançer Barında Kanım Sana Aktı ERZURUM"                           | 2005 © Tüm Hakları Saklıdır. | AA Web Çözümleri |