|
DEFTERİ OKU | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Kübra DEMİR
Yer:
İstanbul
Tarih:
24 Ağustos 2008, Pazar 21:50 |
Herkese selam.öss yi kazanan tüm köylülerimizi tebrik ediyorum. Başarılarının devamını diliyorum. Kazanamayanlar da üzülmesinler inş bidahaki sefere kazanırlar.Hayatta sağlık, mutluluk, huzur, sevgi, saygı, başarı hepsi daima peşinizde olsun. Ulaşmak istediğinz yerlere ulaşmanız dileklerimle Allah a emanet olun...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Derviş DEMİR
Yer:
GEBZE KOCAELİ
Tarih:
22 Ağustos 2008, Cuma 20:37 |
ÜNİVERSİTEYİ KAZANAN TÜM KARDEŞLERİMİ VE AİLELERİNİ CANI GÖNÜLDEN KUTLAR SİVİL VE EGİTİM HAYATLARINDA ALLAHTAN BAŞARILAR DİLERİM . ALLAHA EMANET OLUN HERKESE SELAMLAR
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Servinaz DEMİR
Yer:
ANKARA
Tarih:
17 Ağustos 2008, Pazar 13:06 |
ANNEYE BABAYA SAYGI
Orta yaşlı kadın, evin içinde telaşlı bir haldeydi. Eşyaların yerini değiştiriyor, örtüleri düzeltiyor, arada bir mutfağa gidip pişmekte olan yemeğe bakıyor, tekrar salona dönüyordu. Sokaktan gelen her seste pencereye koşuyor, her duyduğu kapı zilinde de, başkasının zili olduğunu anlayıp üzülüyordu.
Başka şehirde iş bulan oğlu, hem uzak yerde olduğundan hem de izin alamadığından 2 aydır gelememişti. Orta yaşlı kadın, büyük bir özlemle oğlunun gelmesini ümit ediyor, kulağı zil sesinde, ayak sesinde telaşla bekliyordu. Her anneler gününde, çocuğunun Anneciğim, anneler günün kutlu olsun diyerek, boynuna sarılmasına öyle alışmıştı ki, sanki oğlu kapıdan giriverecek ve koşup boynuna sarılacaktı, sonra da onun için hazırladığı tatlılardan yiyecekti. Oysa oğlu geleceğini söylememişti ki. Kadın, boynu bükük düşündü, -Ya gelmezse, ya izin alamadıysa. İçini özlem dolu bir alevin yalayıp geçtiğini hissetti.
Kadın sabahtan hazırlığa başlamıştı. . Telaşlı halini gören eşi, sorup durmuştu; Bu telaşın niye? diye. Ama cevabını bir türlü alamamıştı. Sonunda da kadın; -Bu gün evde işim çok, sen git-gez biraz diye ısrar ederek, eşini rica-minnet dışarı çıkarmıştı. Ya, telaşımın nedenini anlarsa, ya saatlerce beklediğim halde oğlum gelmezse diye düşünmüştü. Gelmezse düşüncesiyle bir daha yüreği titremişti.
Saatler geçip gidiyordu, öğlen olmak üzereydi; -Gelemiyorsan, bir telefon et bari, anneciğim de. . İçinde sıkıntı artmaya başlamıştı; -Anneler gününü kutlamak için bir telefon bile etmeyecek mi acaba? Ben böyle bekliyorum ama o belki hatırlamadı bile. Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur sözü anneler için de geçerli olur mu hiç. Olamaz canım, bir telefon eder en azından. Hoş telefon yetmez, özledim yavrumu, kara gözlerini, yaramaz gülüşünü. Hıh. . yaramaz, dediğimi duysa yine darılır, Beni çocuk gibi sevme der. Sanki nasıl seveceksem&
Çocuğunu düşündükçe, onunla konuştuğunu düşündükçe yüzü gülüyor, farkında olmadan bir anda neşeleniyordu. Sonra duvardaki saate gözü takılıyor, yeniden durgunlaşıyordu. -Gelmeyecek, telefon bari etse. . diye düşündü istemeye istemeye. -Sesini bari duymuş olurum . Tam böyle düşünürken, cep telefonunun sesiyle irkildi, omuzlarında bir yorgunluk, bakışlarında bir burukluk telefona uzandı. , ekranına baktı, arayan oğluydu.
Sevinmeli miydi? sevinemedi. &acaba &acaba gelemeyeceğini söylemek için mi aramıştı. Telefonda kutlayıp geçecek miydi anneler gününü, sarılamayacak mıydı yavrusuna?
Açtı telefonu;
-Alo. .
-Alo, nasılsın anneciğim?
-Sağol yavrum, sen nasılsın?
-İyiyim anneciğim.
-Ne yapıyorsun, işler nasıl?
-Biraz zor oldu ama alıştım, hem bu şehre, hem de işe alıştım.
-Öyle mi yavrucuğum.
Söylemiyordu işte ne telefonda kutluyordu, ne de gelmiyeceğini söylüyordu. Sonunda dayanamayıp sordu;
-İzin aldın mı yavrum?
-Evet anneciğim, izin aldım. Sen nerden bildin.
-Nerden mi, anneler günü için izin almadın mı?
-Ha, anneler günü doğru ya. Anneler günün kutlu olsun anneciğim.
-Sen sen. . bunun için izin almadın mı?
-Ah anneciğim, çok sevdiğim, benim için çok önemli bir bayanı görmeye gideceğimi söyledim. Şefim de izin verdi. Şimdi onun yanına gidiyorum.
Orta yaşlı kadın durakladı, sesine hakim olmaya çalıştı.
-Öyle mi, nasıl biriymiş bu?
-Anneciğim, emin ol bana, senin daha önce yaptığın yemeklerden daha lezzetlisini, daha önce yaptığın tatlılardan daha tatlısını yapmıştır, beni bekliyor şimdi.
-Ben& şey& tamam yavrucuğum. Şey, umarım o da seni seviyordur.
-Sevdiğine eminim anne, zaten bu ilk iznimi sırf onu görmek için aldım. Babam nerde anne?
-Dışardaydı yavrum. Hah. . kapı çalıyor, sanırım baban geldi.
-Tamam anne selam söyle, ben de mis gibi kokuların geldiği, dünya da en çok değer verdiğim bir dünya güzelinin kapısındayım.
-Tamam yavrum, söylerim. Sonra yine ara yavrum. Allah a emanet ol.
Telefonu kapattı. Oysa ne kadar özlemişti oğlunu, ne kadar görmek istiyordu. Kapıya eli uzanırken, gözünden süzülen yaşlara engel olamıyordu.
Kapıyı açtığında, boynuna atılan oğlunun -Canım anneciğim, anneler günün kutlu olsun! diye bağırması sanki bir rüya sahnesiymiş gibi geldi. Oğlu; -Anneciğim, seni sevindirecek bir sürpriz yapayım dedim, lütfen ağlama dese de, annesi sevinçten hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Asım AYDIN
Yer:
Gebze / KOCAELİ
Tarih:
16 Ağustos 2008, Cumartesi 17:05 |
Üniversiteyi kazanan tüm genç kardeşlerimi kutlar, eğitim hayatları boyunca başarılarının devamını dilerim. Hepinizin yolu açık olsun.
Mübarek Beraat Kandilinizi kutlar, hayırlar getirmesini temenni ederim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Mücahit ALTAY
Yer:
Gebze / KOCAELİ
Tarih:
16 Ağustos 2008, Cumartesi 17:05 |
Üniversiteyi kazanan tüm genç kardeşlerimi kutlar başarılarının devamını dilerim.
Mübarek Beraat Kandilinizi kutlar, hayırlar getirmesini temenni ederim.
Gebze Erzurum İli Pazaryolu İlçesi Göztepe Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Adına Dernek Başkanı Mücahit ALTAY
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Göztepe Köyü
Yer:
Gebze / KOCAELİ
Tarih:
16 Ağustos 2008, Cumartesi 17:02 |
ÖSS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı!... Genç kardeşlerimizden bu sınavla üniversite hayatının kapılarını aralayanlar oldu. İşte gurur duyduğumuz genç kardeşlerimiz ve kazandıkları bölümler:
Emre Demir (Münir) :
Denizli Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü
Fatih Baydemir (Hasan) :
Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi
Nezaket Demir (İlhan) :
İstanbul Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Tahsin Aydın (Hamza) :
Erzuzum Atatürk Üniversitesi K.Karabekir Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği
Ayşe Demir (Burhan) :
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü
Bilmediğimiz ve sonucuna ulaşamadığımız kardeşlerimiz var ise lütfen bildiriniz!...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Halil YILDIZ
Yer:
Gebze / KOCAELİ
Tarih:
16 Ağustos 2008, Cumartesi 02:45 |
Önemli Olan Vermektir..
.....Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı
hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın
mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi.
Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içcine bakıyor ve gülümsüyordu.
Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu...
Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu :
"Hemen mi öleceğim ?"
Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.
....
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Servinaz DEMİR
Yer:
ANKARA
Tarih:
05 Ağustos 2008, Salı 14:01 |
Tüm Erzurumlu'lara selamlar olsun. Hayat Dersi adında yazı gönderiyorum.
Hayat Dersi
Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır.
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokadı
yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar
'BUGÜN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.'
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen yıkanırken bir batağa saplanır, boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş tam kurtulduktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır:
'BUGÜN EN IYI ARKADASIM BENIM HAYATIMI KURTARDI.'
Tokadı vuran ve sonra arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der; senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun. NEDEN?
Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir:'Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgârı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize İYİ bir şey
yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgâr yok etmesin.'
'INCINMELERINIZI KUMA, GÖRDÜGÜNÜZ IYLIKLERI KAYALARA KAZIMAYI ÖGRENIN.'
Denilir ki özel birini bulmak bir dakikanızı alır, onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Gürhan DEMİR
Yer:
Gebze / KOCAELİ
Tarih:
01 Ağustos 2008, Cuma 11:57 |
Selamun Aleyküm;
Buradan öncelikle İsmail Abim ve Halil Abime ALLAH'tan sabır diliyorum. Başları sağolsun. Hasta olduğum için 1 haftadır yatıyordum cenazeye de katılamadım. Saygılarımla...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Servinaz DEMİR
Yer:
ANKARA
Tarih:
29 Temmuz 2008, Salı 17:57 |
Sayın İsmail ve Rahman Beyin annelerinin vefatın bugün öğrenmiş oldum. Merhuma Allah'tan rahmet diler, geride kalanlara uzun ömürler dilerim. Yani siteye girmemiş olsak hiç bir haberi öğrenemiyeceğiz aslında mail adreslerine de mail atılabilir. Bence bunun içinde derneğin bir girişimi olmalı.
|
| Yukarı |
|
| |
|
|